Pandemi yeni müşteri ekolü oluşturdu
EGEV ve Özgencil Grup iş birliği ile düzenlenen 5. Ege Ekonomik Forum'da 'Geleceğin Rotası: Uçtan Uca Dönüşüm' adlı forumun 7. Oturumu Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Muhsin Dönmez'in açılış konuşması ile başladı.
2015 yılından itibaren Ege Bölgesi Sanayi Odası olarak Sanayi 4.0’ı gündemlerine aldıklarını belirten Dönmez, “O günden itibaren ısrarla altını çizmeye çalıştığımız bir husus var ki, o da yeni üretim modeli ile ve yeni trendlerle dünyanın farklı bir yöne gittiği idi. Ve O dönemde dedik ki: “Uyum Sağlayamayan Kaybedecek.” Pandeminin ise bu süreci hızlandırdığını hepimiz yaşayarak gördük. Bildiğiniz gibi artık bu yeni düzen “sıfırlamak ve yeniden inşa” ile ifade edildi ki, bu durumu daha da ciddiye almamızı gerektirmektedir. Elbette ki, değişim bir gecede olmayacak, elbette ki, en iyi bildiğimiz yollardan yürümeye devam edeceğiz ancak, dönüşmek zorunda olduğumuzu da kabul etmeliyiz. Pandemi’de üretim sektörü ve üreticilerimiz rüştünü fazlasıyla ispat etti ve çok başarılı bir performans sergiledi. Ancak, artık kesin eminiz ki, bugünün yöntemleri ile gelecekte var olamayız.” sözleri ile dönüşümün gelecek var olmanın kaçınılmaz bir süreci olduğunu altını çizdi.
Sayısal Dönüşüm, Pek Çok Eylemin “Uzaktan” Yapılabilmesine Fırsat Verdi
Açılış konuşması ardından Dünya Gazetesi Yayın Kurulu Başkanı Şeref Oğuz’un yönetiminde gerçekleşen oturumda; TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mehmet Akşit, Oracle Bulut Çözüm Mimarları Lideri Cem Nuri Cömert, NTT Data Business Solutions Türkiye& MENA CEO’su Dr. Abdülbahri Danış, ESBAŞ -Ege Serbest Bölge Kurucu İşleticisi A.Ş. CEO’su Dr. Faruk Güler, BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Kasalı ve Doruk Yönetim Kurulu Üyesi ve ProManage Genel Müdürü Aylin Tülay Özden uçtan uca dönüşümü detaylandırdı.
Görevi gereği kamu ve özel sektörün sayısal dönüşüm projelerinde yer aldığını belirten Oracle Bulut Çözüm Mimarları Lideri Cem Nuri Cömert, sayısal dönüşümün, kişisel anlamda bir takım elektronik cihazların insanın dokunmadan uzaktan bir şeyleri yapabilme, servisi, hizmeti uzaktan talep edebilme gibi birçok faaliyette kullanılması ile özdeşleştirildiğini belirtti. Cömert, sözlerine şöyle devam etti:
“Bugün ise tüm kurumların konuştuğu, bunun üzerine planlamalar yaptığı ve buna yönelik olarak kurum ve şirketler içerisinde inisiyatiflerin geliştirmeye çalıştığı çok önemli bir gelişim alanı olarak karşımıza çıkıyor. Kimi zaman cebimizde, cüzdanımızda aracımızda olan bu sayısal dönüşüm dediğimiz bilişim teknolojileri, kurumsal alanda da şirketlerin daha doğru karar verebilmeleri, daha verimli ve daha doğru hizmetleri müşterilerini ve vatandaşları dinleyerek daha hızlı bir şekilde ulaştırmalarına yardımcı oluyor.”
Gündelik hayatta kurumların, şirketlerin operasyonlarının içerisinde yaptığı faaliyetlerin Bir dönüşümünde bahsedildiği takdirde bilişim teknolojilerinin yardımı ile ilgili faaliyetlerin daha farklı bir şekilde icra edilmesinin anlaşıldığını belirten Cömert, “Bireysel hizmetler; eğlence ve sosyal medya dünyasında video paylaşılması, takipçilerle etkileşime girilmesi gibi eylemler aslında sayısal dönüşümün hayatımızdaki yeri olarak örneklenebilir. Kurumsal hizmetler de ise bu durum e-devlet uygulamalarında uzaktan Kovid-19 sürecinin takibi, randevu sisteminin kullanılması şeklinde karşılık buldu. Bankacılık için de uzaktan havale göndermekten kredi riskimizi öğrenmeye ya da kurumların müşteri memnuniyetlerini uzaktan takip etmesine her anlamda hayatımızın içinde yer alıyor” dedi.
“Pandemi Yaştan, Kuşaktan Bağımsız Yeni Bir Müşteri Ekolü Oluşturdu”
Dijital dönüşümlerin, yapay zekaların, blockchainlerin artık her yerde konuşulduğunu, ancak bunların hepsinin sorumlusunun aslında değişen müşteri olduğunu belirten NTT Data Business Solutions Türkiye& MENA CEO’su Dr. Abdülbahri Danış, “Pandemi döneminde bunu çok daha hızlı ve farklı bir biçimde yaşadık. Yıllarıdır jenerasyonlar arasındaki farka vurgu yapılıyordu. Ancak pandemi yaştan bağımsız yeni bir tüketici ekolünü. Yepyeni bir müşteri dinamizmi oluştu. Yaştan bağımsız çünkü pandemide anneler, babalar, annanneler ve dedeler çevrimiçi alışveriş yapar hale geldi. Bir tıkla arkada onları da süreci etkileyen, hızı süreci tetikliyorlar.” sözleri ile değişimin tüketiciler üzerindeki değişen etkisine dikkat çekti.
Bu dönüşümün sadece müşteri ile direkt iletişimde olan şirketleri değil, onların tedarikçilerini, üretim yapan paydaşlarını da değişime zorladığını belirten Danış, “Bu dönüşüme artık patronları ikna etmek, kurum içerisindeki insanların çok ötesinde. Müşteri ikna ediyor. İkna olmayanlar zaten oyuncu olmayacaklar.” Dedi.
Ege Serbest Bölgesi Dönüşürken, Doğa Unutulmadı, Dönüşüm Doğaya da Hizmet Etti
Ege Serbest Bölgesi’nin (ESBAŞ) hem üretici olduğu yani 22 bin kişiye 4 öğün yemek hizmeti sunan bir yer olduğunu, hem de 2,5 milyon m2’lik bir alanda tüm belediye hizmetlerini sunduğunu, çocuk yuvası gibi hassas süreçleri de yönettiğini ve Uzay Kampı gibi gençlere yönelik bir işletmeyi bünyelerinde barındırdıklarını belirten ESBAŞ -Ege Serbest Bölge Kurucu İşleticisi A.Ş. CEO’su Dr. Faruk Güler, ESBAŞ’ın hizmet verdiği kitlenin farklılığına dikkat çekti.
“ESBAŞ şirketlerinin yıllık ticaret hacmi 4 milyar dolar. Bunun 2 milyar doları ihracattan geliyor. Bu rakam; Türkiye’de 41 şehrin toplam ihracatına bedel. Ayrıca ESBAŞ’a eğer bir şehir gibi bakarsak Türkiye’de en büyük ihracat yapan 11’inci şehir konumunda. İzmir’in tüm ihracatını bir yere koyarsak, bunun yüzde 20’si kadar bir ihracat demek bu rakam aynı zamanda. Tüm Ege Bölgesi ihracatının ise yüzde 11 anlamına geliyor.” sözleri ile ESBAŞ’ın gücünü vurgulayan Güler, ESBAŞ içerisinde ki şirketlerin dönüşümü kendi içlerinde yarattıklarını, yüksek teknoloji ürettiklerini ve dolayısıyla da değişim ve kendilerine yapılan hizmetlerde de dönüşüm isteklerinde son derece yönlendirici olan şirketler olduğunu belirtti.
ESBAŞ olarak 32 yıl önce kurulan ve o günden bugüne değiştiklerini belirten Güler, ESBAŞ’ın toplam yüz ölçümünün dörtte bir oranına bina ve fabrika yapılması kararına bugün de sirayet edildiğini, gelişimi hep doğaya da hizmet edecek şekilde geliştirdiklerinin altını çizdi.
İzmir Teknoloji Üssü, Türkiye’nin Teknolojiyi Üreten Pozisyona Geçmesine Katkı Sunacak
Son dönem gelişmeleri ile dijital servislerin hızla yayılmaya başlamasının, endüstri çağının sonunu getirdiğini, yeni bir dönemin başladığını gösterdiğini belirten BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Kasalı, “Toplumları 2 gruba ayırmak istiyorum: Teknolojiyi yapanlar ve teknolojiyi ithal edip uygulayanlar. Bizim de ithal edip uygulayanlar konumundan teknolojiyi yapanlar konumuna geçebilmemizi sağlayacak 30 yıllık rüyamız olan İzmir Teknoloji Üssü’nü kurma kararlılığını, ülkemiz ve şehrimiz açısından çok önemli bir gelişme olarak görüyorum.” dedi.
İzmir’in Avrupa’nın en eski liman kenti olduğunu, nitelikli iş gücü ve insan kaynağına sahip, sektörel zenginliğin bol olduğu bir coğrafya olduğunu hatırlatan Kasalı, “Üniversiteleri ile, 90 Ar-Ge merkezi, 30 tasarım merkezi ve 4 teknoparkla sahip olduğu altyapısı ile İzmir, böyle bir yatırım için en doğru seçim. Ve beklenenin üzerinden bir sonuç alarak da bunu gösterecektir. Ayrıca global zincirde yeri olan büyük oyuncuların İzmir’e gelmesi ve yatırım yapmasında da büyük bir çarpan etkisi yaratarak bölgemizin bu yöndeki eksiğini giderecektir.” sözleri ile İzmir Teknoloji Üssü’nün önemine dikkat çekti.
Dijital Dönüşümde Kültür Dönüşümü Oldukça Önemli
Dijitalleşme ve dönüşüm süreciyle asıl amacın rekabetçi ve öncü olmak olduğunu belirten Doruk Yönetim Kurulu Üyesi ve ProManage Genel Müdürü Aylin Tülay Özden, “Reel sektördeki bütün firmalar para kazanmak ve karlı olmak istiyor. Ve dijitalleşme bütün bu amaca çok güzel hizmet ediyor. Bu amacı sağlayacak olan dijitalleşme unsurları dört adettir; 1. Ürün tasarımı açısından tercih edilen ürünü üretebilmek üzere daha inovatif tasarımlar, daha pazara uygun tasarımlar yapmalı sanayici, 2. Siparişten sevkiyata bütün süreçlerin, pazarın, kullanıcıların, müşterilerin ihtiyacına göre sürekli revize edilmesi gerekiyor. Burada bir değişim dönüşüm söz konusu olmak durumunda. Eğer fabrika söz konusu ise üçüncü Madde olarak verimli olması ve dördüncü olarak çevik olması söz konusu.” sözleri ile dijitalleşmeyi kurumlar açısından özetledi.
Özden; dijitalleşme sürecinde ürün ve iş yapışında da bir dönüşüm yaşanmadığı takdirde verimlilik ve çeviklik unsurların fayda sağlanmasının mümkün olmadığının altını çizen Özden, dönüşümün temelinde kültür olduğunu belirtti.